Depresyon Nedir ? Belirtileri, Önlenmesi ve Tedavisi

Toplumdaki birçok kişinin hayatlarında bir dönem de olsa kapısını çalan depresif bozukluğu tüm yönleriyle ele aldık. Depresyon nedir? Depresyona karşı risk altında olan kişiler kimlerdir ? Depresyonun belirtileri nelerdir? Nasıl önlenebilir ? Tedavisi nasıl yapılır ? Hepsi Kırmızı Ojeli Kadın’da.

Yazının İçeriği

  1. Depresyon nedir?
  2. Üzüntü mü, depresyon mu?
  3. Depresyon nedenleri nelerdir?
  4. Depresyonun çeşitleri nelerdir?
  5. Depresyonun tetiklediği hastalıklar
  6. Depresyon belirtileri nelerdir?
  7. Depresyon riski taşıyan kişiler
  8. Depresyona neden olan durumlar
  9. Depresyon nasıl önlenir?
  10. Depresyonun tedavisi nasıl yapılır?

Depresyon nedir ? Belirtileri, önlenmesi ve tedavisi

Depresyon nedir?

Büyük bir hüzün, umutsuzluk hissi (depresif ruh hali), motivasyon kaybı, karar verememe, mutluluk ve keyif hissinde azalma, yeme ve uyku bozuklukları, birey olarak değersiz hissetme ve hastalıklı düşünceler ile karakterize edilen bir hastalıktır.

Tıp dünyasında, majör depresyon terimi sıklıkla bu hastalık için kullanılan bir terimdir. Depresyon genellikle haftalar, aylar hatta yıllar sürebilen depresif dönemler şeklinde oluşur. Belirtilerin yoğunluğuna bağlı olarak, hafif, orta veya majör (ağır) olarak tanımlanır. En ağır vakalarda intihara yol açabilir.

Depresyon en yaygın psikiyatrik bozukluklardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2020 yılına gelindiğinde, depresyonun, kardiyovasküler bozukluklardan sonra, dünya çapında ikinci sırada gelen hastalık olacağını öngörmektedir.

Majör Depresif Bozukluk

Üzüntü mü, depresyon mu ?

Depresyon üzüntü, sıkıntı ve melankoli gibi duyguları anlatmak için çok sık kullanılsa da bu kullanım şekli yanlıştır çünkü bu duygu durumları depresyondan çok farklıdır.

Örneğin, sevilen birisini kaybettikten sonra üzülmek ya da işte sorun olması durumunda başarısızlık hissi yaşamak normaldir. Ancak bu durumlar, her gün belirli bir sebep olmadan yaşandığında ya da belirli bir sebep olsa da uzun süre devam ettiğinde depresyondan söz edebiliriz. Depresyon, belirli tanı kriterleri olan kronik bir hastalıktır. Üzüntüden farklı olarak depresyondaki kişi olumsuz düşüncelerini ve değersizlik hissini sürdürür: “Gerçekten çok kötüyüm”, “Asla başaramayacağım”, “Kim olduğumdan nefret ediyorum”. Kendini değersiz hisseder ve kendine bir gelecek düşünmekte zorlanır. Daha önce sevdiği etkinliklere artık ilgi duymaz hale gelir.

Üzüntü geçici bir duygudur ancak depresyon kronik bir hastalıktır. Depresyon ruh halini, düşünceleri ve davranışı, aynı zamanda vücudu da etkiler. Vücutta sırt ağrısı, mide ağrısı, baş ağrısı yapabilir. Depresyondan muzdarip olan bir kişinin, bağışıklık sistemi zayıfladığından soğuk algınlığına ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelir.

Depresyon nedenleri nelerdir ?

Depresyona neyin sebep olduğu belirsizdir, ancak kalıtım, biyoloji, yaşam olayları, çevre ve alışkanlıklar ile ilgili birçok faktörü içeren karmaşık bir hastalıktır.

1. Genetik sebepler

Aileler ve ikizler (doğumda ayrılsa da ayrılmasa da) üzerinde yapılan uzun süreli çalışmalar sonucunda depresyonun bazı genetik bileşenlere sahip olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle, ailede depresyon öyküsü bir risk faktörü olabilir.

2. Biyolojik sebepler

Beynin biyolojisi karmaşık olsa da, depresyondaki insanlar serotonin gibi bazı nörotransmiter eksikliği veya dengesizlikleri yaşarlar. Bu dengesizlikler nöronlar arasındaki iletişimi bozar. Hormonal bozulma (hipotiroidizm, örneğin doğum kontrol hapları) gibi diğer sorunlar da depresyona katkıda bulunabilir.

3. Çevresel sebepler

Yaşamdaki kötü alışkanlıklar (sigara ve alkol bağımlılığı, hareketsiz yaşam, televizyon veya video oyunları bağımlılığı vb.) ve yaşam koşulları (kötü ekonomik koşullar, stres, toplumdan dışlanma) kişinin psikolojik durumuna olumsuz etki eder. Örneğin, iş yerinde stresin artması tükenmişliğe ve nihayetinde depresyona neden olabilir.

4. Yaşanan kötü olaylar

Sevilen birinin kaybı, boşanma, hastalık, iş kaybı ya da diğer travmalar hastalığa yatkın olanlarda depresyona neden olabilir. Benzer şekilde, çocuklukta istismar edilmiş veya bir travma yaşamış kişiler yetişkinlik döneminde depresyona karşı daha hassastır çünkü bu tip durumlar strese bağlı bazı genlerin işleyişini kalıcı olarak bozar.

Depresyonun çeşitleri nelerdir?

Depresif bozuklukların birkaç çeşidi vardır: majör depresif bozukluklar, distimik bozukluklar ve tanımlanmamış depresif bozukluklar.

1. Majör depresif bozukluk

Bir veya daha fazla majör depresif dönem (en az dört depresyon belirtileri gösteren ve en az iki hafta boyunca depresif ruh hali veya ilgi kaybı) ile karakterize edilir.

2. Distimik bozukluk

Majör depresif bozukluk belirtilerini tam olarak karşılamayan ancak en az iki yıl süreyle depresif bir ruh hali ile karakterize edilir. Bu, majör depresyon değildir ancak depresif bir eğilimdir.

3. Tanımlanmamış depresif bozukluklar

Tanımlanmamış depresif bozukluk, majör depresif bozukluk veya distimik bozukluk kriterlerini karşılamayan depresif bir bozukluktur. Örneğin, moral bozukluğunun eşlik ettiği bir uyum bozukluğu veya hem endişenin hem de moral bozukluğunun eşlik ettiği bir uyum bozukluğu olabilir.

Bunların dışında depresyonla ilgili farklı sınıflamalar da yapılır : anksiyete (endişe) bozukluğunun eşlik ettiği depresif bozukluk, mevsimsel despresyon ( güneşin az olduğu aylarda görülür), doğum sonrası depresyon gibi.

Depresyonun tetiklediği hastalıklar

Depresyonun diğer sağlık sorunları ile fiziksel veya psikolojik bağlantıları vardır. Anksiyeteye, yani sürekli endişeli bir ruh haline sebep olabilir. Bununla birlikte bağımlılığa sebep olabilir. Örneğin alkol bağımlılığı, esrar kokain gibi madde bağımlılığı; uyku hapları veya sakinleştiriciler gibi bazı ilaç bağımlılığına neden olabilir.

Kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet gibi hastalıkların artışına neden olabilir. Depresyon, kalp problemleri veya inme riski ile ilişkilidir. Öte yandan, depresyondan muzdarip olan kişilerde diyabet riski artar. Araştırmalar, depresyondaki kişilerin egzersiz yapmadığı ve iyi beslenmediğini göstermektedir. Ayrıca, bazı ilaçlar iştahı artırabilir ve kilo alımına neden olabilir. Bu faktörlerin tümü tip 2 diyabet riskini arttırmaktadır.

Depresyon belirtileri nelerdir ?

Depresyonun belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz :

  • Depresif ruh hali
  • En az iki hafta boyunca süren her türlü etkinliğe karşı ilgi kaybı

Çocuklarda ya da ergenlerde depresyon kendini hüzün yerine sinirlilik olarak gösterebilir.

Depresyon tanısının konması için, kişi ayrıca en az dört ek belirti daha göstermelidir:

  • İştah veya kilo kaybı ve uyku bozuklukları
  • Enerjinin azalması
  • Değersizlik veya suçluluk hissi
  • Düşünme, konsantre olma ya da karar verme zorluğu
  • Olağan dışı agresif bir tutum ya da büyük öfke krizleri
  • Aşırı duygusal hassasiyet (en ufak şeyde göz yaşlarına boğulma)
  • Aşırı hareketlilik, yerinde duramama, elleriyle, cildiyle, kıyafetleriyle ya da başka nesnelerle sürekli oynama, ya da tam aksine çok yavaş hareket etme ve düşünme
  • Libido düşüklüğü
  • Baş ağrısı, mide veya sırt ağrısı
  • Boşluk hissi
  • Artık hiçbir şey hissetmeme duygusu

Yaşlılarda depresyon belirtileri

Depresyonun yaşlılarda da yaygın olduğu bilinir. Belirtileri (yorgunluk, motivasyon kaybı, yalnızlaşma) yaşlanma ile ilişkilendirilebildiği için genellikle fark edilmez. Bu yüzden yaşlı kişilerin önemli bir kısmı teşhis edilemez veya tedavi edilmez. Bazı belirtileri yaşlılarda gençlerden daha yaygındır:

  • Agresiflik ve öfke
  • Sebebi belirsiz ağrılar ( sırt, baş…)
  • Toplumdan uzaklaşma
  • İşe yaramama duygusu
  • Zihinsel karmaşa ve hafıza sorunları
Depresyon Nedir ? Belirtileri, Önlenmesi ve Tedavisi

Çocuklarda depresyon belirtileri

Çocuklarda depresyon vakaları oldukça nadirdir (% 0.5). Bununla birlikte, çocukların davranışlarındaki herhangi ani bir değişime, etkinliklerden kaçma eğilimlerine ya da tam tersine sinirlilik ve aşırı hareketlilik gibi belirtilere dikkat etmeliyiz. Çocuklarda şu belirtiler görülebilir :

  • Oyun oynamak, dışarı çıkmak ve arkadaşlarını görmek istemez
  • Aşırı hareketlidir ve sık sık ağlar
  • Baş ve karın ağrısından şikayet eder
  • Yaşamak istemediğini ya da doğmamış olmayı tercih ettiğini söyler
  • Okulda dışlanmaya maruz kalır ya da başarı gösteremez
  • Büyümesine rağmen kilo alamaz

Ergenlerde depresyon belirtileri

Ergenlerde depresyonun ergenlik dönemine özgü çatışmalardan ayırt edilmesi zor olabilir. Özellikle kız çocukları olmak üzere ergenlerin % 3 ila 4’ünü etkiler. Aşağıdaki belirtilere dikkat etmek gerekir :

  • Alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı
  • Aşırı hareketlilik
  • Sözlü taciz
  • Kayıtsızlık
  • Çevresinden uzaklaşma
  • Eğitimde başarısızlık
  • Kendine zarar verme
  • İntihardan söz etme
Majör Depresif Bozukluk

Depresyon riski taşıyan kişiler

Kimsenin depresyona yakalanmayacağı garantisi yoktur. Ancak bazı kişiler depresyona daha yatkın olabilir :

  • Ailesinde depresyon vakaları olanlar
  • Psikostimulan, steroid, kortikosteroid, anabolik steroid, antikonvülsan veya doğum kontrol hapı gibi belirli ilaçları alan kişiler. Doğum kontrol hapında bulunan progestinler ruh halini etkileyebilir.
  • Kadınlar: Kadınların hormonal sistemi, beyin kimyasını etkileme olasılığı daha yüksektir; bu nedenle menopoz, bir depresyon başlangıcı ile ilişkili olabilir. Ayrıca kadınlar yoksulluğa ve eş şiddetine daha fazla maruz kalır.
  • Yalnız yaşayan erkekler
  • Gençler: Depresyon ilk olarak ergenliğin sonu yetişkinliğin başında meydana gelir. Gençlerde trafik kazalarından sonra ikinci sıradaki ölüm nedeni intihardır.
  • Yaşlılar: Yalnızlık, eşin ölümü, yaşlılığa bağlı hastalıklar ve beslenme eksikliği
  • Homoseksüeller: Toplumda kabul görme mücadelesi içinde olmak homoseksüelleri depresyona daha eğilimli hale getirir.
  • Kronik bir hastalığı olan kişiler: Sürekli sağlık sorunu yaşayan kişiler depresyona daha yatkındır.

Depresyona neden olan durumlar

  • Art arda gelen kayıplar yaşamak ( eş ya da ebeveyn ölümü, düşük, boşanma, işini kaybetme)
  • Sürekli stres altında yaşamak ( iş şartlarının çok ağır olması, sürekli uykusuz kalma…)
  • Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı
  • Çocuklukta travma yaşamak
  • Vitamin eksikliği
  • Zor şartlarda yaşamak
  • Daha önce depresyon geçirmek
  • Depresyonlu bir kişiyle yaşamak

Depresyon nasıl önlenir ?

Bazı adımlar depresyona girmeyi ya da depresyonun tekrarlanmasını önlemek için faydalıdır. 

Faaliyetler, ilişkiler ve maneviyat

  • Düzenli olarak egzersiz yapın. Düzenli olarak egzersiz yapan insanlar, bu aktiviteyi durdurduktan 2 ila 9 yıl sonra bile depresyondan korunurlar.
  • Depresif hissettiğiniz zaman etrafınızdaki insanlara neler hissettiğinizi açıklamaktan çekinmeyin.
  • Gerekirse uzman bir psikolog, sosyal hizmet uzmanı veya psikoterapi yardımı isteyin.
  • Kendinize karşı katı ve talepkar olmayın.
  • Şimdiki zamanda yaşayın. Geçmişteki olumsuz anları düşünmeyin ve gelecek hakkında endişe etmeyi bırakın.
  • Bilinç temelli bilişsel terapilere katılın.
  • Kendinizi daha iyi tanıyın ve projeler üstlenin.
  • Korkularınızı tanıyın ve üstesinden gelmenin yollarını arayın.
  • Maneviyatınızı yükseltin.

Beslenme

Beslenmeyle depresyona son veremesek de seçtiğimiz beslenme biçimiyle depresyonu ağırlaştırabiliriz. Bununla birlikle doğru bir beslenme tercihiyle depresyonu önleyebiliriz.

  • Günlük olarak yeterli besin alın. Vitamin ve mineral bakımından zengin beslenin.
  • Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olduğundan daha fazla yağlı balık tüketin (uskumru, ringa balığı ve somon balığı gibi).
  • Baklagiller ve koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi folik asitli yiyecekleri yediğinizden emin olun. Bazı makarna ve kahvaltı gevrekleri folik asit ile takviye edilmiştir.
  • Bir araştırma, Akdeniz beslenme tarzının depresyon riskini azalttığını göstermiştir. Bu çalışmada, çok sayıda işlenmiş ürün içeren bir beslenmenin depresyon riskini % 58 arttırdığı görülmüştür. Bununla birlikte Akdeniz mutfağının bu riski % 30 azalttığı tespit edilmiştir. Omega-3’ler, antioksidanlar ve folatlar gibi zengin içeriği sayesinde Akdeniz mutfağı depresyonu önler.

Depresyonun tedavisi nasıl yapılır ?

İlaçla depresyon tedavisi

Depresyon tedavisi depresyonun şiddetine bağlı olarak değişir. Distimik tipte bir depresif bozukluk, hafif ila orta dereceli depresyon, genellikle psikoterapi ile etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Majör depresif bozukluk ise antidepresan bir ilaçla takviye edilen psikoterapi ile tedavi edilir.

Son zamanlarda yapılan birkaç çalışma, antidepresan ilaçların majör depresif bozukluk durumlarında en etkili tedavi şekli olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, pratikte antidepresanlar genellikle orta derecede depresyon için de reçete edilir.

İntihar davranışının belirgin olduğu durumlarda hastaneye yatış gereklidir. Beyni uyaran epileptik bir nöbeti tetiklemeyi amaçlayan elektrokonvülsif tedavi, diğer tedavilere cevap vermeyen bazı büyük depresyon vakalarında kullanılır. Genel anestezi altında 6 ila 12 hafta boyunca haftada 2 ila 3 kez uygulanırlar.

Son yıllarda, normal tedavilerin etki etmediği durumlar için yeni bir tedavi geliştirilmiştir: transkraniyal manyetik stimülasyon. Bu tedavi, farklı sınıflardan iki antidepresere direnç gösteren ağır depresyonlu insanlara reçete edilir.

Psikoterapiyle depresyon tedavisi

Psikoterapi almak genellikle depresyonun anlamını veya en azından neyin tetiklediğini anlamamıza yardımcı olur. Bu terapi aynı zamanda her gün daha iyi hissetmenin yollarını bulmaya yardımcı olur. Kişi hayattaki deneyimlere ve başarılara daha iyi tepki vermeyi öğrenir. Bu sayede, depresyon hastalığının tekrar etmesine karşı koruyan davranışlar benimser.

İlgili Yazılar:

Sosyal Fobi Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nedir?

Mutlu Olmayı Engelleyen Alışkanlıklar Nelerdir?

Sosyal Medyada Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •